Eski Isar Aerospace ve Volocopter liderlerinden yeni yapay zekâ hamlesi
Avrupa teknoloji ekosisteminin dikkat çeken iki girişimi Isar Aerospace ve Volocopter’in eski üst düzey yöneticileri, kurumsal yapay zekâ projelerinin hayata geçirilememesi sorununa odaklanan yeni girişimleri için 5,7 milyon euro tohum yatırım aldı. Yeni şirket, kurumların yapay zekâ stratejilerini yalnızca sunum ve pilot projeler düzeyinde bırakmak yerine, doğrudan iş süreçlerine entegre etmeyi hedefliyor.
Kurumsal yapay zekâda “uygulama” açığı büyüyor
Son yıllarda büyük şirketler, yapay zekâ ve makine öğrenimi alanında milyonlarca euro bütçe ayırsa da birçok proje laboratuvar ortamında kalıyor. Yönetim sunumlarında yer alan iddialı hedefler, çoğu zaman gerçek iş süreçlerine yansımıyor. Yeni girişim, tam da bu noktada devreye girerek, şirketlerin strateji ile uygulama arasındaki boşluğu kapatmayı amaçlıyor.
Kurumsal dünyada en sık yaşanan sorunlardan biri, yapay zekâ projelerinin teknik olarak çalışmasına rağmen, satış, operasyon, finans veya müşteri hizmetleri gibi birimlerin günlük iş akışına entegre edilememesi. Bu durum, hem zaman hem de bütçe kaybına yol açarken, yapay zekâya yönelik beklentilerin de düşmesine neden oluyor.
Hedef: Yapay zekâ projelerini sahaya indirmek
Eski Isar Aerospace ve Volocopter yöneticilerinin kurduğu ekip, uzay teknolojisi ve kentsel hava mobilitesi gibi yüksek regülasyonlu ve karmaşık sektörlerde edindiği deneyimi, bu kez kurumsal yapay zekâ alanına taşıyor. Girişim, şirketlere yalnızca yazılım satmak yerine, uçtan uca bir dönüşüm modeli sunuyor.
Bu modelin merkezinde üç temel adım bulunuyor: iş hedefinin net tanımlanması, teknik çözümün bu hedefle hizalanması ve son olarak çözümün günlük süreçlere yerleştirilmesi. Ekip, yapay zekâ projelerinin yalnızca veri bilimi ekiplerinin değil, tüm organizasyonun ortak işi haline gelmesi gerektiğini vurguluyor.
Teknoloji kadar süreç tasarımı da kritik
Yeni girişim, kurumsal yapay zekâ uygulamalarında başarıyı belirleyen en önemli faktörlerden birinin süreç tasarımı olduğuna dikkat çekiyor. Şirketler çoğu zaman modeli eğitmeye, veri toplamaya ve doğru algoritmayı seçmeye odaklanırken, çalışanların bu sistemi nasıl kullanacağı, hangi kararların otomatikleşeceği ve hangi noktalarda insan onayının devreye gireceği yeterince planlanmıyor.
Girişim, bu nedenle projelere yalnızca teknik ekiplerle değil, iş birimi yöneticileri, hukuk, uyum ve insan kaynakları departmanları ile birlikte başlıyor. Amaç, yapay zekâ çözümlerinin hem verimli hem de regülasyonlara uyumlu şekilde hayata geçirilmesi.
5,7 milyon euroluk yatırım nasıl değerlendirilecek?
Alınan 5,7 milyon euroluk tohum yatırımın büyük bölümünün ürün geliştirme, mühendislik ekibinin genişletilmesi ve Avrupa pazarında büyüme için kullanılacağı belirtiliyor. Girişim, kurumsal müşterilere sunacağı platformda, yapay zekâ projelerinin fikir aşamasından canlı kullanıma geçişine kadar tüm süreci izlenebilir kılmayı planlıyor.
Platform, şirketlerin farklı iş birimlerinde yürüttüğü yapay zekâ projelerini tek bir panelde toplayarak, hangi projenin hangi aşamada olduğunu, beklenen ticari etkisini ve gerçek performansını gösterecek. Böylece üst yönetimler, bütçe ve kaynak planlamasını daha şeffaf verilere dayanarak yapabilecek.
Avrupa merkezli, küresel hedefli bir yapı
Girişimin merkez üssünün Avrupa’da olacağı, ancak orta vadede Kuzey Amerika ve Orta Doğu başta olmak üzere küresel pazarlara açılmanın planlandığı ifade ediliyor. Özellikle sanayi, lojistik, havacılık, otomotiv ve finans gibi veri yoğun sektörler, şirketin öncelikli hedef segmentleri arasında yer alıyor.
Eski Volocopter ve Isar Aerospace yöneticilerinin bu sektörlerde kurduğu bağlantılar, yeni girişime önemli bir iş ağı avantajı sağlıyor. Ekip, erken dönemde büyük ölçekli birkaç referans projeyle pazarda güvenilirlik kazanmayı hedefliyor.
Kurumsal yapay zekâda yeni bir rekabet alanı
Kurumsal yapay zekâ pazarında halihazırda güçlü bulut sağlayıcıları ve büyük yazılım şirketleri bulunuyor. Ancak yeni girişim, bu oyuncularla doğrudan rekabet etmek yerine, onların altyapı ve modelleri üzerine konumlanan bir “uygulama katmanı” rolü üstlenmek istiyor. Böylece şirketler, mevcut teknoloji yatırımlarını çöpe atmadan, uygulama tarafında daha hızlı ilerleyebilecek.
Uzmanlar, yapay zekâ dalgasının ilk aşamasında modellerin ve altyapının öne çıktığını, ikinci aşamada ise iş değeri üreten somut uygulamaların belirleyici olacağını vurguluyor. Eski Isar Aerospace ve Volocopter liderlerinin kurduğu bu yeni girişim, tam da bu ikinci aşamada konumlanarak, şirketlerin yapay zekâdan gerçek ticari fayda elde etmesine odaklanıyor.
5,7 milyon euroluk yatırım, Avrupa’nın derin teknoloji deneyimini kurumsal yapay zekâya taşıyan bu tür girişimlerin önümüzdeki dönemde daha fazla gündeme geleceğinin de bir işareti olarak görülüyor.

