Türkiye’de erken genel seçim tartışmaları sürerken, ASAL Araştırma’nın ekim ayında gerçekleştirdiği siyasi gündem araştırmasının sonuçları yayımlandı. Araştırmaya katılanların yarıdan fazlası, genel seçimin planlanan tarihten önce yapılması gerektiği yönünde görüş bildirdi.
Araştırma, 4-10 Ekim 2026 tarihleri arasında 28 ilde, 18 yaş üzerindeki 2 bin 20 kişiyle yapıldı. Katılımcılara erken genel seçime ilişkin görüşleri soruldu. Çalışmanın yüzde 95 güven düzeyinde ve artı-eksi yüzde 2,41 hata payıyla gerçekleştirildiği belirtildi.
Erken seçim isteyenlerin oranı yüzde 57,2 oldu
Araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 57,2’si erken genel seçim yapılmasından yana görüş bildirdi. Seçimlerin erkene alınmaması gerektiğini söyleyenlerin oranı yüzde 33,5 olarak ölçüldü.
Soruyu yanıtsız bırakan ya da bu konuda görüş belirtmeyenlerin oranı ise yüzde 9,3 oldu. Bu veriler, ankete katılanların önemli bölümünün seçim takviminin yeniden değerlendirilmesini istediğini ortaya koydu.
ASAL Araştırma’nın paylaştığı önceki dönem verileri de erken seçim başlığındaki eğilimin yıl boyunca dalgalı bir seyir izlediğini gösterdi. Ocak 2026’da yüzde 54,4 seviyesinde bulunan erken seçim talebi, mart ayında yüzde 58,9’a çıktı. Nisan ayında yüzde 54,5’e gerileyen oran, ekim araştırmasında yeniden yüzde 57,2 olarak kayda geçti.
Ekonomide ilk sırada yatırım fonu ve borsa krizi var
ASAL Araştırma’nın aynı tarihlerde yürüttüğü ekonomi araştırmasında ise katılımcılara Türkiye ekonomisinin en önemli sorunu soruldu. Verilen yanıtlarda yatırım fonu ve borsa krizi yüzde 26,5 ile ilk sıraya yerleşti.
Enflasyonun yüksekliği yüzde 22,2 ile ikinci sırada yer aldı. Gıda fiyatlarındaki artış ise yüzde 13 oranıyla üçüncü sırada gösterildi. Araştırmada kira ve konut fiyatlarındaki yükseliş yüzde 6,8, elektrik, su, doğal gaz ve aidat giderlerinin yüksekliği yüzde 5,5 oranında ifade edildi.
İşsizlik ile faizlerin yüksekliği yüzde 5’er oranında belirtilirken, ekonomi yönetimi yüzde 4,8 ile sonraki başlık oldu. Akaryakıt fiyatlarının yüksekliğini temel sorun olarak görenlerin oranı yüzde 3,7 olarak açıklandı.
Katılımcıların yüzde 3,1’i başka sorunlar dile getirirken, yüzde 1,4’ü ekonomik alanda sorun görmediğini bildirdi. Fikri olmadığını ya da cevap vermek istemediğini belirtenlerin oranı ise yüzde 3 oldu.
Ekonomi yönetimine güven sorusu da yöneltildi
Araştırmada ekonomi yönetimine duyulan güvene ilişkin sonuçlar da yer aldı. Katılımcıların yüzde 37,5’i ekonomi yönetimine hiç güvenmediğini, yüzde 36’sı ise güvenmediğini belirtti.
Buna karşılık ekonomi yönetimine güvendiğini söyleyenlerin oranı yüzde 9,3, çok güvendiğini ifade edenlerin oranı yüzde 1,5 olarak ölçüldü. Katılımcıların yüzde 9’u ne güvendiğini ne de güvenmediğini ifade etti. Bu soruda fikir belirtmeyenlerin oranı yüzde 6,7 oldu.
Erken seçim ve ekonomi başlıklarını birlikte ele alan araştırma, katılımcıların siyasi takvim ile ekonomik koşullar arasında güçlü bir bağ kurduğunu gösteren veriler sundu. Ancak anket sonuçlarının yalnızca araştırmaya katılan grubun görüşlerini yansıttığı, seçim sonucuna dair kesin bir tahmin anlamına gelmediği unutulmamalı.