Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıl coşkusuna yeni yatırımıyla ortak olan Erdemir’in yeniden inşa ettiği 2’nci Yüksek Fırını ‘Zübeyde’de ilk üretim törenle gerçekleştirildi. Erdemir’in Türk mühendislerin emeğiyle eski fırının yerine inşa ettiği çevreci ve teknolojik yeni Yüksek Fırın, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda devreye alındı.
Kategorideki Tüm Haberler
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, Cumhuriyet’in 100. yılının derin sevinç ve gururunu yaşadığını belirtti.
Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yıl dönümü etkinliklerinde konuştu. Erdoğan konuşmasında: ”Türkiye Cumhuriyeti binlerce yıldır elden ele gönülden gönüle ve nesilden nesile aktarılan muazzez bir hazinedir.” dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Aziz Atatürk’ün ‘En büyük eserim’ dediği Türkiye Cumhuriyeti daha güçlü, daha gelişmiş, daha serpilmiş vaziyette tarihi yolculuğuna devam edecek, önümüzdeki yeni yüzyıla Türkiye’nin mührü vurulacaktır.” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet’in 100. yıl dönümü dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı.
Cumhuriyetimizin 100’üncü yılını geride bırakmanın onurunu yaşarken, ikinci yüz yıla girmenin de heyecanı içindeyiz. Bizler 100 yılda Cumhuriyet’in bize sağladığı değerler ile bir konuma geldik.
Cumhuriyetin ilanı, uzun mücadeleler sonucunda özgürlüğünü kazanmış bir toplumun, geleceğe emin adımlarla yürümesini hedefleyen bir inkılap hareketidir. Türk toplumunu çağdaşlaştırmayı amaçlayan bu adım, günümüz Türkiye’sini şekillendiren en temel değerdir.
Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyeti kurarken “Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur” sözleri biz Türk kadınları için çok anlamlı ve bir o kadar da kıymetli.
Cumhuriyet her geçen gün daha da güçlenerek bir asrı geride bıraktı. Bu yıl Cumhuriyetimizin 100’üncü yılını büyük bir coşku ile kutluyoruz.
Cumhuriyet öncesinde Avrupa’nın büyük devletleri arasında en küçük ekonomi ve en düşük üretim düzeyi Osmanlı’daydı. 1914 yılında Meclis’e sunulan bütçede devletin toplam harcaması 34 milyon lira, eğitime ayrılan pay ise sadece 500 bin liraydı. Buna karşın kibrit ithalatı için 200 bin lira ayrılmıştı, çünkü ülkede kibrit fabrikası bile yoktu.
