Avrupa girişim ekosisteminde sermayeye erişimin zorlaştığı bir dönemde, erken aşama yatırımlarıyla tanınan b2venture, yeni fonunu başarıyla kapattı. DeepL ve 1KOMMA5° gibi hızlı büyüyen teknoloji şirketlerinin de erken dönem destekçileri arasında yer alan yatırım şirketi, 150 milyon euro büyüklüğündeki Fund V ile Avrupa’nın bir sonraki unicorn adaylarına odaklanacak.
Avrupa girişimlerine uzun vadeli sermaye
Avrupa’da teknoloji girişimleri, son yıllarda sıkılaşan finansman koşulları ve dalgalanan değerlemelerle mücadele ediyor. Pek çok yatırımcı kısa vadeli trendlere yönelirken, b2venture daha istikrarlı ve uzun vadeli bir yaklaşım benimsiyor. Şirket, yeni fonla birlikte tohum ve erken aşama turlara katılarak yazılım, iklim teknolojileri, derin teknoloji ve dijital platformlar başta olmak üzere farklı sektörlerdeki yenilikçi girişimleri hedefliyor.
Yatırım şirketi, 25 yıla yaklaşan geçmişinde kurumsal sermayeyi, Avrupa genelinde 350’den fazla melek yatırımcıdan oluşan geniş bir ağ ile birleştiriyor. Bu model, girişimlere yalnızca finansman değil, aynı zamanda iş geliştirme, uluslararası pazarlara açılma ve strateji alanlarında mentorluk imkânı sunuyor.
350+ melek yatırımcıdan oluşan ağ
b2venture’in en dikkat çekici özelliklerinden biri, aktif rol alan melek yatırımcı ağı. Bu ağda yer alan girişimciler ve sektör profesyonelleri, portföy şirketlerine doğrudan destek veriyor; kendi deneyimlerini paylaşarak satış, ürün geliştirme ve ölçeklenme aşamalarında kapıları aralıyor.
Hedef: Avrupa’dan daha fazla global marka çıkarmak
Yeni fonla birlikte b2venture, Avrupa’dan doğan teknoloji şirketlerinin küresel ölçekte rekabet edebilmesini amaçlıyor. Fon, hem Batı Avrupa’daki olgun ekosistemlere hem de Orta ve Doğu Avrupa’da hızla gelişen pazarlara odaklanacak. Yatırım şirketi, güçlü teknoloji altyapısına sahip ancak yeterli sermayeye ulaşmakta zorlanan girişimlere erken aşamada girerek, onları unicorn seviyesine taşıyacak uzun vadeli ortak olarak konumlanmayı planlıyor.
Bu hamle, Avrupa’daki girişimciler için hem güven veren bir sermaye kaynağı hem de bölgenin rekabet gücünü artıracak stratejik bir adım olarak yorumlanıyor.

