Yapay zeka tabanlı araçların hızla yaygınlaşması, sinema ve televizyon dünyasında “Kurgu ve yaratıcılık makinelerin eline mi geçiyor?” tartışmasını alevlendiriyor. Uzun yıllardır sektörde çalışan kurgu yönetmeni Erdinç Erte, yeni teknolojilerin mesleği yok etmeyeceğini, aksine yaratıcı üretimi güçlendireceğini savunuyor.
“Yapay zeka sinemanın sonu değil, yeni bir evresi”
Kliplerden belgesellere, televizyon programlarından sinematik projelere uzanan geniş bir yelpazede çalışan Erte, 2022’de kurgusunu üstlendiği “112 Acil Çağrı” belgeseliyle “Yılın En İyi Reality Show” ödülünü aldığını hatırlatıyor. Erte, yapay zekanın sektöre etkisini şöyle değerlendiriyor:
“Video editörlerinin sonu gelmiyor, sadece iş yapma biçimimiz dönüşüyor. Rutin ve teknik iş yükü yapay zeka araçlarıyla hafifliyor. Zamanı, ritim duygusuna, sahne kurgusuna ve anlatımın gücüne ayırabiliyoruz. Bu da daha sinematik, daha cesur işlerin önünü açıyor.”
Bağımsız projelere maliyet ve zaman avantajı
Erte, yapay zekanın post prodüksiyon süreçlerinde kalite standardını yükselttiğini belirtiyor. Eskiden yüksek bütçeler gerektiren renk düzeltme, görsel iyileştirme ve bazı efektlerin artık daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle yapılabildiğini vurgulayan Erte, bu sayede bağımsız yapımların da güçlü bir sinema estetiğine yaklaşabildiğini ifade ediyor.
“Sinema dili teknolojiyle zayıflamıyor, tersine güçleniyor” diyen Erte, asıl farkın hâlâ kurgucunun bakış açısında saklı olduğunun altını çiziyor.
“Hikâyeyi algoritma değil, insan yazıyor”
Erte’ye göre yapay zeka, görüntü üretebilse de anlatının ruhunu tek başına kuramıyor: “Bir karakterin duygusunu, bir sahnenin dramatik ritmini, seyirciyle kurulan empatiyi algoritmalar belirleyemez. Bu, yönetmen ve kurgucunun estetik vizyonuyla şekillenen bir süreç.”
Kurgu yönetmeni, teknolojiyi reddetmek yerine bilinçli kullanmanın önemine dikkat çekiyor: “Yapay zeka, doğru kullanıldığında tehdit değil, yaratıcı ekibin güçlü bir yardımcısı. Nihai kararı veren, duyguyu tartan ve hikâyeye yön veren ise her zaman insan olacak.”

