Avrupa’da son yıllarda risk sermayesi büyük ölçüde SaaS ve tüketici odaklı yazılımlara akarken, yapay zeka, kuantum ve robotik gibi alanlarda çalışan erken aşama girişimler yatırım bulmakta zorlanıyor. Münih merkezli girişim sermayesi şirketi Vanagon Ventures, bu tabloyu değiştirmeyi hedefleyen yeni fonunu duyurdu.
Derin teknoloji için 20 milyon euroluk yeni fon
Vanagon Ventures, Avrupa’daki derin teknoloji odaklı girişimlerin tohum öncesi (pre-seed) aşamadaki finansman açığını kapatmak amacıyla 20 milyon euro büyüklüğünde fon kapattı. Fon, henüz ürününü yeni geliştiren, yüksek Ar-Ge gerektiren ve ticarileşme süreci uzun olan teknolojik projelere odaklanacak.
Şirket, özellikle yapay zeka, kuantum bilişim, robotik, ileri malzeme teknolojileri ve endüstriyel otomasyon gibi alanlarda çalışan kuruculara erken aşamada sermaye sağlamayı planlıyor. Böylece, Avrupa’da sıklıkla dile getirilen “erken aşama derin teknoloji fonu eksikliği”ne kurumsal bir yanıt verilmiş oluyor.
Avrupa girişim ekosisteminde kritik boşluk
Avrupa’da pek çok fon, gelir üretmeye başlamış veya ürün-pazar uyumunu kanıtlamış yazılım girişimlerine yönelirken, donanım içeren veya uzun Ar-Ge süreçleri gerektiren projeler daha yüksek riskli görülüyor. Vanagon Ventures, tam da bu noktada risk alarak, henüz laboratuvar ve prototip aşamasındaki takımlara yatırım yapacağını vurguluyor.
Fon, Avrupa genelinde faaliyet gösterecek olsa da, Almanya başta olmak üzere güçlü üniversite ve araştırma merkezlerine sahip ekosistemlere özel önem verecek. Ayrıca kadın kurucuların ve teknik geçmişe sahip kurucu ekiplerin desteklenmesi de öncelikler arasında yer alıyor.
Yatırım stratejisi ve hedeflenen girişimler
Yeni fon kapsamında her bir girişime ilk etapta tohum öncesi seviyede biletler ayrılacak, başarılı olan girişimlere ilerleyen turlarda takip yatırımı yapılacak. Vanagon Ventures, yalnızca sermaye sağlamakla kalmayıp, iş geliştirme, fikri mülkiyet stratejisi ve uluslararasılaşma gibi konularda da girişimlere yakın mentorluk sunmayı planlıyor.
Bu hamle, Avrupa’nın küresel ölçekte rekabetçi derin teknoloji şirketleri çıkarma hedefi açısından önemli bir adım olarak görülüyor. Özellikle yapay zeka ve kuantum alanında artan jeopolitik rekabet düşünüldüğünde, erken aşamadaki bu tür fonlar, geleceğin stratejik teknolojilerinin Avrupa’da kalması için kritik rol oynuyor.

