Piyasalarda eş zamanlı zirve: Altın, borsa, dolar ve kripto
Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde, yurt içi piyasalarda hem emtia hem de endeksler dikkat çekici seviyelere ulaştı. Gram altın 7.074,96 TL seviyesinde fiyatlanırken, Borsa İstanbul göstergeleri tarihi zirvelere yakın hareket ediyor. Döviz cephesinde ise dolar/TL 43,51, euro/TL 51,49 seviyesinde bulunuyor.
Borsa İstanbul: BIST 100 ve BIST 30 tarihi bandın üstünde
BIST 100 endeksi 13.875,32 puan seviyesinde işlem görerek güçlü seyrini sürdürüyor. Büyük ölçekli şirketleri kapsayan BIST 30 endeksi ise 15.165,76 puana yükselmiş durumda. Endekslerdeki bu görünüm, yerli yatırımcının hisse senetlerine ilgisinin devam ettiğine işaret ediyor.
Öne çıkan hisseler: THYAO, TCELL ve bankacılık dışı devler
Borsa İstanbul’da işlem gören bazı büyük ölçekli hisseler gün içinde dikkat çekici hareketler sergiledi. Holdingler arasında yer alan SAHOL 109,90 TL seviyesinde ve yüzde 1,57 primli işlem görüyor. Havacılık sektörünün lokomotiflerinden THYAO 318,75 TL’ye yükselirken, hisse günü yüzde 4,25 artışla tamamlıyor.
Enerji ve sanayi tarafında ASTOR 155,00 TL ile hafif primli seyrederken, teknoloji ve telekomünikasyon hisseleri de güçlü bir görünüm ortaya koyuyor. Telekomünikasyon devlerinden TTKOM 67,65 TL ile yüzde 3,52, TCELL ise 118,50 TL ile yüzde 4,41 oranında değer kazanmış durumda. Petrokimya sektörünün önemli oyuncularından PETKM 18,38 TL seviyesinde ve yüzde 3,14 primli işlem görüyor.
Kripto para piyasasında BTC ve ETH yüksek seviyeleri koruyor
Dijital varlık piyasasında da hareketlilik devam ediyor. En büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC/USDT) 76.073 dolar seviyesinde fiyatlanırken, piyasa değeri açısından ikinci sırada yer alan Ethereum (ETH/USDT) 2.249,70 dolar seviyesinde bulunuyor. Hem geleneksel piyasalarda hem de kripto varlıklarda aynı dönemde görülen bu yüksek seviyeler, yatırımcıların portföy dağılımı ve risk iştahı açısından yakından takip ediliyor.
Uzmanlar, altın, borsa, döviz ve kripto para piyasalarının birbirini etkileyen dinamikler taşıdığını, bu nedenle yatırımcıların kısa vadeli dalgalanmalar yerine genel trendi ve makroekonomik verileri izleyerek karar vermesi gerektiğini vurguluyor.

