Çevrim içi alışveriş, bitmek bilmeyen filtreler, dikkat dağıtan reklamlar ve yanlış ürün önerileriyle hem tüketiciler hem de markalar için karmaşık bir deneyime dönüşmüş durumda. Kullanıcılar aradığını bulmakta zorlanırken, markalar yüksek iade oranları ve düşük sadakatle karşı karşıya kalıyor.
Phia, yapay zekâ ile alışveriş deneyimini yeniden tasarlıyor
Bu sorunlara çözüm getirmeyi hedefleyen Phia, yapay zekâ destekli bir alışveriş asistanı geliştiriyor. Platform, kullanıcıların niyetini ve ihtiyaçlarını gerçek zamanlı olarak analiz ederek, onlara en uygun ürünleri eşleştirmeye odaklanıyor. Böylece hem kullanıcıların karar verme süresi kısalıyor hem de markalar daha doğru hedeflenmiş satış fırsatları elde ediyor.
Yapay zekâ alışveriş asistanı, klasik filtreleme mantığının ötesine geçerek, ürünleri yalnızca teknik özelliklerine göre değil, kullanım amacı, stil ve bütçe gibi parametrelere göre de değerlendirebiliyor. Bu yaklaşım, özellikle moda, kozmetik ve yaşam tarzı ürünlerinde daha isabetli öneriler sunulmasını sağlıyor.
Bill Gates’in kızından destek, Silikon Vadisi’nden güçlü yatırım
Geçtiğimiz yılın nisan ayında kurulan girişim, kısa sürede yatırımcıların radarına girdi. Bill Gates’in kızı tarafından desteklenen Phia, yeni yatırım turunda Notable Capital liderliğinde 35 milyon dolar fon topladı. Tura ayrıca Khosla Ventures ve Kleiner Perkins gibi önde gelen risk sermayesi şirketleri de katıldı.
Bu yatırım ile Phia’nın değerlemesi 185 milyon dolara ulaştı. Henüz bir yılı bile doldurmadan bu seviyeye gelen girişim, yapay zekâ tabanlı alışveriş çözümlerine olan ilgiyi de gözler önüne seriyor.
Markalar için daha az iade, daha yüksek sadakat
Phia’nın teknolojisi, markalar açısından da kritik metriklere dokunuyor. Doğru ürünün doğru kullanıcıyla buluşması, iade oranlarını azaltırken, kullanıcı memnuniyetini ve tekrar satın alma olasılığını artırmayı hedefliyor. Şirket, yapay zekâ motorunu daha fazla veriyle besleyerek zaman içinde öneri kalitesini iyileştirmeyi planlıyor.
Yapay zekânın e-ticaretin bir üst katmanı olarak konumlandığı bu model, önümüzdeki dönemde çevrim içi alışveriş deneyiminin kişiselleştirilmesinde belirleyici bir rol oynayacak gibi görünüyor.

