Finans dünyasında dikkat çeken gelişmelerden biri, geçtiğimiz günlerde Chamath Palihapitiya tarafından kurulan yeni bir SPAC’ın (Özel Amaçlı Kamuya Açılan Şirket) halka açılması oldu. “American Exceptionalism” olarak adlandırılan bu yapı, enerji, yapay zeka, kripto/DeFi ve savunma alanlarında bir veya daha fazla girişim satın almayı hedefliyor. Başlangıçta 345 milyon dolar fon toplayan bu SPAC, yatırımcıları ikna etme konusunda dikkatlice yaklaşan bir strateji benimsiyor. Ancak Palihapitiya, bireysel yatırımcılara hisse almalarını kesinlikle tavsiye etmiyor.
Palihapitiya, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamalarda, SPAC yapılarını tasarlarken büyük ölçüde kurumsal desteklediklerini belirtti. Yüzde 98,7’sini büyük yatırımcılara satışa sunarken, yalnızca yüzde 1’lik kısım bireysel yatırımcılara ayrıldı. “Bu araçlar, çoğu bireysel yatırımcı için ideal değil,” diyen Palihapitiya, yatırımcıların dalgalanmalara dayanabilecek kapasitede olması ve uzun vadeli destek verebilecekleri bir portföy oluşturmaları gerektiğini vurguladı.
Palihapitiya’nın halka arz sonrası bu tür bir uyarı yapması alışılmadık bir durum. Bireysel yatırımcıları SPAC’lara yönelmekten kaçınmaları yönünde uyararak, onlara dikkatli bir şekilde karar vermelerini önerdi. “Eğer hala SPAC’ları tercih etmeyi düşünüyorsanız, lütfen belgelerimizi dikkatlice inceleyin” diyerek, yatırımcıların bilinçli kararlar alması gerektiğine dikkat çekti.
SPAC’lar, 2019-2021 yılları arasında büyük bir popülarite kazanmıştı. Bununla birlikte, Yale Journal on Regulation dergisinin belirttiği gibi, bu yapıların hisse senedi sahiplerine uzun vadede yetersiz getiriler sağladığı ortaya çıktı. Goldman Sachs, SPAC’ları destekleme konusunda kendine üç yıllık bir yasak koymuştu. Ancak Haziran ayında bu yasağı kaldırarak tekrar çalışmalara başladılar.
Palihapitiya’nın geçmişteki SPAC’larının performansı da oldukça tartışmalı. Marketwatch verilerine göre, birçok SPAC’ı başlama tarihinden itibaren yüzde 90’dan fazla değer kaybetmiş durumda. Yine de, bu yeni SPAC aracılığıyla girişimlerin fayda göreceğini savunmaya devam ediyor. “Özel ve kamu piyasaları arasındaki dengenin giderek daha fazla bozulduğunu düşünüyorum,” ifadesini kullanan Palihapitiya, girişimlerin büyümesi için bu tür yapıların gerekli olduğunu belirtti.
Son olarak, Palihapitiya, yeni SPAC’ında sponsorların hisselerinin yalnızca belirli fiyat artışları sağlandığında devreye gireceğini açıkladı. Bu şekilde, hem girişimlerin başarısını hem de yatırımcıların kazancını bir arada sağlamayı hedefliyor. Ancak, tüm bu bilgiler ışığında, bir girişimin halka açılmayı tercih edip etmemesi gerektiği sorusu hala gündemde. Geçmiş deneyimler, yatırımcıların dikkatli olması gerektiğini gösteriyor.

