HepsiJET, B2B lojistikte vites yükseltti
HepsiJET, kurumsal müşterilere yönelik yeni hizmet modeli HepsiJET PRO‘yu devreye aldığını açıkladı. Yeni yapı, sadece mağaza ve depolar arası transferleri değil, markaların tedarikçileri ve iş ortakları arasındaki tüm sevkiyat trafiğini tek platform üzerinden yönetmeyi amaçlıyor.
Şirket, B2B lojistik alanındaki bu adımla, perakendecilerin kendi lojistik filolarını kurma ve yönetme maliyetini azaltırken, saha operasyonlarında hız ve esneklik sunmayı hedefliyor. Türkiye’nin e-ticaret, perakende, dayanıklı tüketim ve hızlı tüketim gibi farklı sektörlerinden önde gelen markaların, mağaza ve depo arası taşıma hizmetlerinde HepsiJET PRO’yu tercih etmeye başladığı belirtiliyor.
Mağaza, depo ve tedarikçi trafiği tek sistemde
Şirketten yapılan bilgilendirmeye göre HepsiJET PRO, kurumların mağaza ve depo arasındaki teslimat süreçlerini uçtan uca yönetebilen bir yapıda kurgulandı. Gönderiler, ileri teknolojili takip sistemleriyle her aşamada izlenebiliyor; böylece stok planlaması ve sevkiyat yönetiminde şeffaflık sağlanıyor.
Hizmet, yalnızca kurum içi transferlerle sınırlı kalmıyor. Markaların tedarikçileri ve diğer iş ortakları arasındaki sevkiyat trafiği de aynı altyapı üzerinden yönetilerek, B2B operasyonlarda bütünleşik bir model sunuluyor. Böylece şirketler, farklı lokasyon ve paydaşlar için ayrı ayrı organizasyon yapmak zorunda kalmadan, tek bir çözümle lojistik süreçlerini planlayabiliyor.
“E-ticaret tecrübemizi B2B dünyaya taşıyoruz”
HepsiJET Genel Müdürü Atilla Alver, kurumsal çözümler alanında büyümenin şirketin ana hedeflerinden biri olduğunu vurguladı. Alver, HepsiJET PRO’nun konumlanmasına ilişkin değerlendirmesinde, e-ticarette kazanılan operasyonel tecrübenin artık B2B dünyaya aktarıldığını belirtti.
Alver’e göre HepsiJET PRO, markaların stok yönetimini hızlandıran, şeffaf ve öngörülebilir bir model olarak öne çıkıyor. Perakende başta olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin lojistik ihtiyaçlarına teknoloji destekli ve esnek çözümler sunulması hedefleniyor.
Yeni hizmetle birlikte, şirketlerin sadece kendi lokasyonları arasındaki sevkiyatlar değil, ekosistemlerindeki diğer iş ortaklarına yönelik teslimat ihtiyaçları da tek çatı altında karşılanacak. Böylece kurum içi ve kurumlar arası tüm teslimat süreçleri, bütünleşik bir yapıda yönetilebilecek.

