2007 yılında Stanford Üniversitesi‘nden havacılık alanında yüksek lisans derecesiyle mezun olan Jamie Gull, kariyerine farklı bir yön vermek için çöl ortamını seçti. Özellikle Mojave Çölünde bulunan Scaled Composites şirketi, yıllarca deneysel uçaklar geliştirmişti ve Gull, burada çalışmak için sabırsızlanıyordu. Geleneksel havacılık sektöründe bir işe girmeyi düşünebilirdi, ancak bu tarz büyük şirketlerde uzun yıllar boyunca tekrarlayan görevlerde sıkışıp kalma korkusu vardı. Scaled Composites‘te çalışmanın ona hızlı bir sonuç elde etme imkânı sağlayacağını düşündü ve bu nedenle orada yer almak istedi.
İki yıl sonra, SpaceX‘e geçiş yapan Gull, şirketin tarihi açısından önemli bir dönüm noktası olan Falcon 9 roketinin yeniden kullanılabilir hale getirilmesine yardımcı oldu. Bu deneyim, onun kariyerinin temel taşlarını oluşturarak, sonrasında büyük bir iş hacmine sahip bir şirketin inşasına zemin hazırladı. Şimdi ise Gull, yeni bir zorlukla karşı karşıya: erken aşama derin teknoloji yatırımları yapacak olan Wave Function Ventures isimli yatırım fonunu kurmak. Geçtiğimiz hafta, Wave Function‘ın 15.1 milyon dolarlık ilk fonunu kapattığını duyurdu ve yatırım yapmaya başladı.
Wave Function fonu, nükleer enerji, insansı robot teknolojileri ve havacılık gibi çeşitli sektörlerde yer alan dokuz girişime yatırım yaptı. Gull, bu fondan yaklaşık 25 erken aşama yatırım yapmayı hedefliyor. Yatırım fonunun ana yatırımcısını açıklamayan Gull, geri kalan fonun yüksek net değerli bireylerden ve diğer fonlardan gelen destekle oluşturulduğunu ifade etti. Derin teknoloji alanındaki yatırımların artması, özellikle havacılık ve savunma gibi alanlara olan ilginin yükselmesiyle ilişkilendiriliyor. Bu yılın başlarında, Silicon Valley merkezli yeni bir derin teknoloji fonu olan Leitmotif, Volkswagen Grubu‘ndan aldığı 300 milyon dolarlık sermaye ile dikkat çekti.
Gull, SpaceX’teki deneyimlerinin yanı sıra, erken aşama yatırımlar yapmaya da başlamıştı. Boom Supersonic, K2 Space ve Varda gibi şirketlere yatırım yaparak, Y Combinator’ın 2020 Kış dönemi programında yer alan Talyn Air isimli elektrikli dikey kalkış ve iniş (eVTOL) girişimini kurdu. Şu anda, Y Combinator’ın Pioneer Fund isimli girişim fonunda yatırımcı olarak görevine devam ediyor.
Gull, bu çeşitli deneyimleri ve hızlı prototipleme becerisini Wave Function’da kullanarak girişimcilerin belirsiz başlangıç aşamalarında yanlarında olmayı amaçlıyor. Derin teknolojinin önümüzdeki 10-20 yıl içinde büyük getiriler sağlayacağına inanıyor. Bu alandaki girişimler, başlangıçta daha fazla sermaye gerektirse de, hükümet sözleşmeleri veya varlık destekli krediler gibi geleneksel olmayan finansman kaynaklarını kullanarak büyüyebilirler. Ancak, büyük getiriler elde etmek zaman alacak ve Gull, bu sürece sabırla yaklaşmayı biliyor.
Scaled Composites’teki kariyerine dair bir anısını paylaşan Gull, 2016 yılında Stratolaunch projesinde çalıştığını belirtti. Dünyanın o zamanki en büyük uçağı olan bu proje, oldukça karmaşık yapısı nedeniyle uzun süre geliştirilmişti. SpaceX’ten ayrıldıktan yıllar sonra, 2019’da Mojave Havaalanı’nda bir uçuş etkinliğine katılmak için arkadaşına sorarak uçuş saatini öğrendi. Arkadaşının önerisi üzerine sabah erken saatlerde havaalanına gitti ve Stratolaunch’ı uçuşa hazırlanmış bir şekilde gördü. Bu anı, Gull için büyük bir heyecan kaynağıydı. “Tam 10 yıl sonra, bilgisayar ekranında çalıştığım uçağın uçtuğunu görmek çok etkileyiciydi,” şeklinde hislerini ifade etti. Gull’un kariyeri, yenilikçi fikirler ve derin teknoloji alanındaki yatırımlarla şekillenmeye devam ediyor.

