Etis Lojistik, taşıma ihtiyacı olan firmaların öz mal araçlarını devralarak uzun vadeli sözleşmelerle lojistik hizmet sunduğu iş modelini büyütüyor. Şirket, bu yapı sayesinde üretici ve sanayi firmalarına hem finansman hem de operasyonel verimlilik imkanı sağlıyor.
Öz mal araçlar devrediliyor, operasyon Etis’e geçiyor
Modelde, taşımalarını kendi filosuyla yürüten firmaların elindeki çekici (TIR) ve dorseler Etis Lojistik tarafından satın alınıyor. Araçların devrinin ardından tüm taşıma operasyonu, taraflar arasında imzalanan uzun vadeli sözleşmeler kapsamında Etis tarafından yönetiliyor.
Bu sayede firmalar, öz mal filolarını bilançolarından çıkararak nakit girişi elde ediyor ve ilave yatırım yapmadan lojistik faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor. Şirketler, filo yenileme, bakım ve sürücü yönetimi gibi operasyonel yükleri Etis’e devrederek ana işlerine odaklanabiliyor.
İlk uygulama 5+2 yıllık anlaşmayla başladı
Uzun vadeli sözleşmeli lojistik modelinin ilk uygulaması, Aralık 2024’te üretim yapan bir şirketle imzalanan 5+2 yıl süreli anlaşma ile hayata geçirildi. Etis Lojistik, bugün aynı modeli farklı sektörlerde faaliyet gösteren birçok firmayla kullanıyor.
Şirket, modelin yaygınlaştırılması için yeni işbirlikleri üzerinde çalışıyor. Enerji, gıda, perakende ve sanayi gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren firmalarla görüşmeler sürerken, yeni anlaşmalar için temasların devam ettiği belirtiliyor.
Maliyet ve planlama avantajı öne çıkıyor
Model, kendi lojistik operasyonunu yöneten firmalar tarafından özellikle maliyet yönetimi ve planlama açısından tercih ediliyor. Sabit maliyetlerin daha öngörülebilir hale gelmesi, filo yatırımı ihtiyacının azalması ve operasyonel risklerin profesyonel bir lojistik şirketine devredilmesi, öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.
“Firmalar lojistik süreçlerini daha etkin planlayabiliyor”
Açıklamada görüşlerine yer verilen Etis Lojistik Genel Müdürü Ahmet Koç, uzun vadeli sözleşmeli lojistik modelinin firmalara daha öngörülebilir bir operasyon ve finans yapısı sunduğunu belirtti. Koç, “Bu model sayesinde firmalar lojistik süreçlerini daha etkin planlayabiliyor, maliyetlerini daha net hesaplayabiliyor ve sermayelerini ana iş kollarına yönlendirebiliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Koç, farklı sektörlerdeki firmalarla yürütülen görüşmelerin hız kazandığını, önümüzdeki dönemde modelin daha geniş bir müşteri portföyüne yayılmasını beklediklerini ifade etti.

